Lisede performans notu kaç tane verilir ?

Gulum

New member
Lisede Performans Notu: Başarıyı Değerlendirme Aracı mı, Yoksa Sınıfın Tekdüzeliğini Yansıtan Bir Yöntem mi?

Günümüzde eğitim sisteminin, bireysel farklılıkları göz önünde bulundurmadan tüm öğrencileri aynı kriterlere göre değerlendirdiğini sıkça duyuyoruz. Bu düşünceler, özellikle lise yıllarında performans notunun ne kadar anlamlı olduğuna dair sorgulamalara yol açıyor. Kendi deneyimlerime dayanarak, lise yıllarında aldığım performans notlarının bana ne kazandırdığını düşündüğümde, çoğu zaman bu notların, derinlemesine bilgiye dayalı bir değerlendirme olmaktan ziyade, bir tür "görüntüsel başarı" ölçütü haline geldiğini görüyorum. Bu yazıda, liselerde verilen performans notlarının doğru bir değerlendirme aracı olup olmadığını farklı bakış açılarıyla ele alarak tartışacağım.

Performans Notu: Tanım ve Amacı

Performans notu, genellikle öğrencilerin ders içindeki katılımını, projelerini, sunumlarını ve sınıf içi davranışlarını göz önünde bulundurarak verilen bir not türüdür. Ancak bu tür bir değerlendirme, sadece öğrencinin dersle ilgili bilgisiyle değil, aynı zamanda dersin dinamiklerine uyum sağlayıp sağlamadığına, öğretmenle olan ilişkilerine, grup çalışmalarındaki etkinliğine göre şekillenir. Eğitim sisteminin her öğrenciyi sadece sınav sonuçlarıyla değil, tüm öğrenme sürecindeki etkinlikleriyle değerlendirmeyi amaçladığı düşünüldüğünde, performans notu başlangıçta oldukça mantıklı bir yaklaşım gibi görünebilir.

Performans Notunun Güçlü Yönleri: Bir Bütün Olarak Değerlendirme

Performans notunun güçlü yönlerinden biri, öğrencilerin sadece sınavlarda değil, tüm süreç boyunca gösterdikleri çabaların da göz önünde bulundurulmasıdır. Sadece bilgi değil, bilgiye nasıl ulaşılacağı, nasıl organize edileceği ve nasıl sunulacağı gibi beceriler de bu değerlendirmeye dahil edilir. Bu da öğrencilerin daha geniş bir perspektiften değerlendirilmesini sağlar.

Örneğin, grup çalışmalarında ya da proje sunumlarında başarılı bir öğrenci, sadece kendi bilgisini değil, aynı zamanda takım çalışmasını yönetme ve iletişim becerilerini de sergiler. Bir öğrencinin, bir derste aktif katılım göstermesi, sadece bilginin öğretmenin ağzından çıkıp tahta üzerine yazılmasını beklemekten çok daha fazlasıdır. Bu tür beceriler, özellikle iş dünyasında çok değerli kabul edilen yetkinliklerdir.

Bir diğer güçlü yön ise, performans notunun öğretmenin, öğrenciyi ve öğrenciye ait gelişimi daha iyi tanımasını sağlamasıdır. Öğretmen, öğrencinin yalnızca sınav sonuçlarına bakarak değil, bütünsel bir bakış açısıyla onun başarılarını, eksikliklerini ve öğrenme sürecindeki gelişimini gözlemleyebilir. Bu, özellikle öğrencilere bireysel geri bildirim vermek açısından büyük bir fırsat sunar.

Performans Notunun Zayıf Yönleri: Ölçme Kriterlerinin Belirsizliği ve Objektiflik Sorunları

Ancak her eğitim yönteminde olduğu gibi, performans notunun da zayıf yönleri vardır. En büyük eleştirilerden biri, bu tür bir değerlendirmenin objektiflikten uzak olabilmesidir. Sınıf içindeki katılım, grup çalışmalarındaki etkinlik gibi ölçütler, bazen öğrencinin kişisel özelliklerine ve öğretmenin değerlendirme tarzına çok bağlıdır. Örneğin, öğretmen ile iletişimi güçlü, ders içi aktivitelere katılımı yüksek bir öğrenci, sadece bu özelliklerinden dolayı yüksek performans notu alabilirken, daha sessiz veya farklı öğrenme stillerine sahip bir öğrenci, aynı performansa sahip olsa dahi düşük not alabilir. Bu da, ölçümün adil olmadığına dair şüpheler doğurur.

Bunun yanında, performans notu verilirken çoğu zaman öğrencilerin kendi yaratıcılıklarını, özgün bakış açılarını ve farklı düşünme biçimlerini gösterme şansı sınırlıdır. Bu tür değerlendirmeler, öğrencilerin “doğru”yu ve “yanlışı” öğretmenin veya okulun belirlediği kalıplara göre şekillendirmelerini teşvik edebilir. Bu, öğrencilerin bağımsız düşünme ve eleştirel düşünme yeteneklerini kısıtlayabilir.

Performans Notunun Cinsiyetle İlişkisi: Stratejik mi, Empatik mi?

Bu konuyu, erkekler ve kadınların farklı yaklaşımlarını göz önünde bulundurarak ele almak da önemli bir boyut taşır. Erkeklerin genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemesi, kadınların ise empatik ve ilişkisel bir bakış açısına sahip olmaları, performans notunun nasıl değerlendirildiği üzerinde etkili olabilir. Erkekler, genellikle hedef odaklı çalıştıkları için, verilen projelere daha analitik bir yaklaşımla bakabilirler. Bu da, özellikle sınıf içi performans ölçütlerinde, projelerin kalitesini etkileyebilir. Kadınlar ise, daha çok işbirliği ve ilişki kurma üzerine odaklandıkları için grup çalışmalarında öne çıkabilirler, ancak bu bazen performans notunun daha “görünür” alanlarını etkileyebilir.

Fakat, her öğrencinin kendine özgü bir öğrenme tarzı olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle, cinsiyet üzerinden yapılan genellemeler yerine, öğrencinin bireysel özelliklerini göz önünde bulundurmak daha etkili olacaktır.

Sonuç: Performans Notu Her Zaman Geçerli Bir Ölçüt Müdür?

Sonuç olarak, performans notu, öğrencilerin gelişimini daha geniş bir perspektiften değerlendirmek için faydalı bir araç olabilir. Ancak, bu değerlendirme aracının objektiflikten uzak olabileceği ve herkesin eşit derecede fayda sağlamadığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrencilerin sadece akademik bilgileri değil, aynı zamanda kişilerarası becerileri, yaratıcılıkları ve eleştirel düşünme yetenekleri de ölçülmeli, ancak bu ölçüm daha şeffaf ve adil bir şekilde yapılmalıdır.

Öğrencilere verilen bu tür performans notlarının gerçekten doğru ve geçerli bir başarı ölçütü olup olmadığını, her bireyin deneyiminden ve bakış açısından değerlendirmemiz gerekiyor. Bu noktada, eğitimcilerin, öğrenciye özgü değerlendirme yöntemlerini geliştirmeleri gerektiği açık bir gerekliliktir. Sınıflarındaki her öğrenciyi doğru anlayıp, ona göre geri bildirim veren öğretmenler, eğitim sürecinde daha etkin bir rol oynamış olurlar.

Sizce, performans notları öğrencinin gerçek başarısını yansıtabiliyor mu, yoksa sadece bir yüzeysel değerlendirme mi sunuyor?